Arabuluculuk ilk toplantısına katılmamanın sonuçları
Davayı kazansanız bile karşı tarafın yargılama giderlerinin yarısı ve vekâlet ücretinin yarısı. 2024 Anayasa Mahkemesi kararıyla değişen kuralın bugünkü hâli, tüketici istisnası ve geçerli mazeret ölçütü.
Arabuluculuk davetini görmezden gelmek, "nasılsa dava açılacak" diye düşünenler için pahalı bir tercih olabilir. Yaptırım, davayı kazanmanız hâlinde bile devreye giriyor. Kural 2024'te Anayasa Mahkemesi kararı ve ardından gelen kanun değişikliğiyle yeniden yazıldı.
Kısa cevap: Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. Ayrıca karşı taraf lehine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.
Kim, ne kadar ödüyor?
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Bir taraf geçerli mazeret olmadan ilk toplantıya katılmadı | Katılmayan taraf son tutanakta belirtilir. Davada haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu olur; ayrıca karşı taraf lehine AAÜT'ye göre vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir |
| Her iki taraf da ilk toplantıya katılmadı | Açılacak davada tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır |
| Katılmayan taraf tüketici | Yaptırım uygulanmaz. TKHK m.73/A-2, HUAK m.18/A-11'in tüketici aleyhine uygulanmayacağını açıkça düzenler |
| Katılmama geçerli bir mazerete dayanıyor | Yaptırım uygulanmaz. Mazeretin geçerliliğini davaya bakan mahkeme değerlendirir |
Önceki düzenlemede katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutuluyordu. Anayasa Mahkemesi 14/3/2024 tarihli ve E.2023/160, K.2024/77 sayılı kararıyla bu bölümü iptal etti. İptal hükmü yürürlüğe girmeden önce kanun koyucu devreye girdi ve 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanunla fıkra yeniden yazılarak sorumluluk yarıya indirildi. Eski içtihat ve makalelerde hâlâ "tamamından sorumlu" ifadesine rastlanabilir; bugünkü kural budur.
"Geçerli mazeret" ne demek?
Kanun mazeret kavramını tanımlamıyor, takdiri davaya bakan mahkemeye bırakıyor. Uygulamada belgelendirilmiş sağlık sorunu, aynı güne denk gelen duruşma, yurt dışında bulunma gibi hâller mazeret olarak ileri sürülüyor. Belirleyici olan iki şey:
- Mazeretin zamanında bildirilmesi. Toplantıdan sonra ortaya çıkarılan gerekçe, tutanakta yer almadığı için ispat sorunu doğurur. Mazeret arabulucuya toplantıdan önce bildirilmeli ve belgelendirilmelidir.
- Katılımın niteliği. Toplantıya katılmak, anlaşmak zorunda olmak demek değildir. Katılıp anlaşmamak yaptırım doğurmaz; yaptırım yalnızca katılmama hâline bağlanmıştır.
Katılım nasıl olur, vekil yeterli mi?
- Arabulucu, elindeki bilgilerle her türlü iletişim vasıtasını kullanarak tarafları görevlendirme konusunda bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. Avukatı bulunsa bile asıl tarafı da bilgilendirir ve bu işlemleri belgeye bağlar (HUAK m.18/A-7).
- Taraf, usulüne uygun yetki içeren vekâletnameye sahip avukatıyla temsil edilebilir. Uygulamada aranan, vekâletnamede arabuluculuk sürecine ilişkin özel yetkinin bulunmasıdır.
- Toplantı, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucuyu görevlendiren büronun bağlı olduğu adalet komisyonunun yetki alanı içinde yürütülür (m.18/A-17).
Ücret tarafı: katılmama hâlinde kim öder?
Katılmama, arabuluculuk ücretini de etkiler. Taraflara ulaşılamaması veya taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması hâlinde iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir (HUAK m.18/A-13). Bu ücret sonradan yargılama giderlerinden sayılır. Tüketici uyuşmazlıklarında tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti de Bakanlık bütçesinden karşılanır ve iki saatlik tutarı geçemez (TKHK m.73/A-3).
Ücretin tamamı ve hesabı için 2026 arabuluculuk ücret tarifesi yazısına bakabilirsiniz.
Katılmama yaptırımının işlemesi, davetin usulüne uygun yapıldığının belgelenmesine bağlı. Legally, her arama, SMS ve bildirim denemesini tarihiyle dosyaya işler; son tutanağa katılmayan taraf alanı bu kayıtlardan doldurulur. Böylece "bana ulaşılmadı" itirazına karşı dosyada kayıt hazır olur.
Özet
İlk toplantıya geçerli mazeret olmadan katılmamanın bedeli, davayı kazansanız bile karşı tarafın yargılama giderlerinin yarısı ve AAÜT'ye göre vekâlet ücretinin yarısıdır. 2024'teki AYM kararı ve 7531 sayılı Kanunla sorumluluk tamamdan yarıya indirildi. Tüketiciler bu yaptırımın dışındadır.
Katılmak anlaşmak anlamına gelmez; katılıp anlaşmamak hiçbir yaptırım doğurmaz. Sürecin nasıl kapandığı için son tutanak, kapsam için dava şartı arabuluculuk kapsamı yazısına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Arabuluculuk toplantısına katılmazsam ne olur?
Geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmazsanız, açılacak davada kısmen veya tamamen haklı çıksanız bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulursunuz. Ayrıca karşı taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.
Bu kural ne zaman değişti?
Önceki düzenlemede katılmayan taraf yargılama giderinin tamamından sorumluydu. Anayasa Mahkemesi 14/3/2024 tarihli ve E.2023/160, K.2024/77 sayılı kararıyla bu bölümü iptal etti; iptal yürürlüğe girmeden 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanunla fıkra yeniden yazıldı ve sorumluluk yarıya indirildi.
Her iki taraf da katılmazsa ne olur?
Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda, tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.
Tüketiciye de bu yaptırım uygulanır mı?
Hayır. 6502 sayılı Kanunun 73/A maddesinin ikinci fıkrası, HUAK m.18/A-11'deki yaptırımın tüketici aleyhine uygulanmayacağını açıkça düzenlemiştir.
Geçerli mazeret nedir?
Kanun mazereti tanımlamamış, takdiri davaya bakan mahkemeye bırakmıştır. Uygulamada belgelendirilmiş sağlık sorunu, aynı güne denk gelen duruşma veya yurt dışında bulunma gibi hâller ileri sürülür. Mazeretin toplantıdan önce arabulucuya bildirilmesi ve belgelendirilmesi önemlidir.
Toplantıya katılıp anlaşmazsam yaptırım uygulanır mı?
Hayır. Yaptırım yalnızca katılmama hâline bağlanmıştır. Toplantıya katılıp anlaşmaya varmamak hiçbir yaptırım doğurmaz; taraflar anlaşmaya zorlanamaz.
Toplantıya avukatım katılabilir mi?
Evet, taraf usulüne uygun vekâletnameye sahip avukatıyla temsil edilebilir. Uygulamada vekâletnamede arabuluculuk sürecine ilişkin özel yetkinin bulunması aranır. Arabulucu, avukatı bulunsa bile asıl tarafı da bilgilendirmek ve bu işlemi belgeye bağlamak zorundadır.
Taraflar katılmazsa arabuluculuk ücretini kim öder?
Taraflara ulaşılamaması veya taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması hâlinde iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bu tutar sonradan yargılama giderlerinden sayılır.
Kaynaklar: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/A; Anayasa Mahkemesinin 14/3/2024 tarihli, E.2023/160, K.2024/77 sayılı kararı; 7531 sayılı Kanun.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut bir dosyada yürürlükteki mevzuat ve Arabuluculuk Daire Başkanlığının güncel duyuruları esas alınmalıdır. Son güncelleme: 11 Ağustos 2026.
Davet ve toplantı kayıtları dosyada
UYAP ile senkron dosya takibi, süre geri sayımı, tutanak hazırlama ve ücret takibi. 14 gün ücretsiz deneme.
Fiyatları gör